Analizde, çatışmaların bölgeye yayılma riskinin arttığına dikkat çekildi. Son çatışmalarda Kuveyt hava savunma sistemlerinin İran balistik füzeleri ve insansız hava araçlarıyla mücadeleye girdiği belirtilirken, ABD Merkez Komutanlığının 1 Eylül’de İran’daki İslam Devrim Muhafızları Ordusuna ait hava savunma, radar, deniz ve mayın döşeme tesislerine yönelik saldırı düzenlediğini doğruladığı aktarıldı. Saldırının, Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere ve bölgedeki ABD personeline yönelik saldırı girişimlerine karşılık olarak gerçekleştirildiği belirtildi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran konusunda yaptığı değerlendirmelerin de analizde öne çıktığı görüldü. Trump’ın, İran’ı müzakerelere zorlamaya çalışmadığını ve mevcut baskı kampanyasını İran ekonomisinin çöküşte olduğu gerekçesiyle Washington açısından avantajlı olarak değerlendirdiği aktarıldı. Bu açıklamaların, ABD yönetiminin Tahran üzerindeki askeri ve ekonomik baskıyı sürdürürken müzakereler konusunda aciliyet görmediğine işaret ettiği ifade edildi.
Japonya’da ise Japonya Merkez Bankasının para politikasına ilişkin şahin mesajların öne çıktığı belirtildi. Başkan Ueda’nın, para politikası koşullarının hâlâ gevşek olduğunu değerlendirerek faiz artırımlarının sürdürülmesine yönelik isteğini dile getirdiği aktarıldı. Bununla birlikte, daha önce gerçekleştirilen beş faiz artırımının kümülatif etkisinin dikkatli şekilde değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Japonya Maliye Bakanı Katayama’nın, Japon devlet tahvili getirilerindeki yükselişin ardından borç piyasalarının büyük bir aciliyet duygusuyla izlendiğini belirttiği aktarıldı. Japonya Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Takata’nın ise yükselen yurt dışı faiz oranlarının Japonya’nın nötr faiz oranını mevcut piyasa beklentilerinin üzerine çıkarabileceği konusunda uyarıda bulunduğu belirtildi. Enerji fiyatlarının enflasyonun hedefin üzerine çıkması açısından risk oluşturduğu kaydedildi.
Japon hisse senedi piyasasında ise satış baskısının arttığı bildirildi. ABD ile İran arasındaki yeniden alevlenen çatışmaların petrol fiyatlarını yükseltmesi ve tahvil getirilerinin son yılların en yüksek seviyelerine çıkmasının Japon borsasında sert satışlara neden olduğu belirtildi. Nikkei endeksinin yaklaşık yüzde 3 düşüşle 64.250 seviyelerine gerilediği aktarıldı.
Avustralya ekonomisine ilişkin verilerin ise beklentilerin üzerinde gerçekleştiği kaydedildi. Avustralya’nın gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 arttığı, piyasa beklentisinin ise yüzde 0,3 olduğu belirtildi. Yıllık büyümenin de yüzde 2,1 ile yüzde 1,8’lik beklentinin üzerinde gerçekleştiği ifade edildi.
Verilerin ardından piyasalarda Avustralya Merkez Bankasının eylül ayında faiz artıracağına ilişkin beklentilerin yükseldiği bildirildi. Eylül ayında faiz artırımı olasılığının yüzde 48’den yüzde 57’ye çıktığı, kasım ayında faiz artırımı ihtimalinin de yüksek seviyelerde fiyatlandığı aktarıldı.
Yeni Zelanda Merkez Bankasının ise Orta Doğu’daki çatışmalara bağlı olarak yükselen yakıt fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisi nedeniyle politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 2,75’e yükselttiği belirtildi. Bankanın, enflasyonun 2027 yılının ortalarında hedef aralığına geri döneceğini öngördüğü kaydedildi.


Yorum Yazın