Dünya

CGTN kameralarının 27 yıllık yolculuğu: Bir Amerikalı öğretmenin “yeşil dostluğu”

|
Yirmi yedi yıl önce, o dönem Çin Merkez Televizyonu’nun (CCTV) İngilizce kanalında yayımlanan ( günümüzdeki Çin Küresel Televizyon Ağı veya kısatılmış haliyle CGTN) bir haber, Çin’de öğretmenlik yapan Amerikalı Ronald Sakolsky’nin, Çin’in Maowusu Çölü’nde çölleşmeyle mücadele eden Yin Yuzhen’i tanımasını sağladı.
CGTN kameralarının 27 yıllık yolculuğu: Bir Amerikalı öğretmenin “yeşil dostluğu”

Yirmi yedi yıl önce, o dönem Çin Merkez Televizyonu’nun (CCTV) İngilizce kanalında yayımlanan ( günümüzdeki Çin Küresel Televizyon Ağı veya kısatılmış haliyle CGTN) bir haber, Çin’de öğretmenlik yapan Amerikalı Ronald Sakolsky’nin, Çin’in Maowusu Çölü’nde çölleşmeyle mücadele eden Yin Yuzhen’i tanımasını sağladı. Bu karşılaşma, Pasifik’in iki yakası arasında yıllar sürecek bir iyilik ve dayanışma hikâyesinin başlangıcı oldu.

Aradan geçen 27 yılda, o günlerde dikilen fidanlar bugün uçsuz bucaksız vahalara dönüştü. “Saikaosi” lakabıyla tanınan Sakolsky, şimdi İç Moğolistan Özerk Bölgesi’ne yeniden dönerek, yıllar önce verdiği ve nesiller boyunca uzanan bu “yeşil sözünü” yerine getiriyor.               

O dönem ekranlara yansıyan ilk karşılaşmadan bugünkü buluşmaya kadar CGTN, zamanın ötesine geçen bu dostluğu başından sonuna kadar kayda aldı. Tarihin başlangıç noktasından bugünkü kazanımlara uzanan görüntüler, güven, vefa ve kararlılık üzerine kurulu bir hikâyeyi ortaya koydu.

Başlangıç: Kameraların başlattığı “yeşil söz”

Her şey 1999 yılında kaderi değiştiren bir anla başladı.

O dönemde Çin’in Henan eyaletindeki Luoyang kentinde öğretmenlik yapan Sakolsky, CCTV’nin İngilizce kanalında yayımlanan bir haber sayesinde Yin Yuzhen’in hikâyesini ilk kez duydu. Ekranda, Maowusu Çölü’nde kum fırtınalarına karşı mücadele eden Yin Yuzhen’in görüntüleri onu derinden etkiledi.

Bunun üzerine Sakolsky, daha önce hiç karşılaşmadığı bu Çinli kadına destek olmak için 5 bin ABD doları bağışladı.

Kendisinin ifadesiyle, “Bu hikâyeyi CCTV başlattı. CCTV olmasaydı bu dostluk da olmazdı.”

Pasifik’i aşan ve 27 yıl boyunca devam eden bu “yeşil dostluk”, nihayet uzun zamandır beklenen buluşmaya tanıklık etti. CGTN sunucusu Tian Wei, Sakolsky ile yıllar içinde birçok kez röportaj yapmıştı. Tian Wei’nin havaalanında eski dostunu karşılamak için ortaya çıkmasıyla Sakolsky, hiç tereddüt etmeden  onu sesinden tanıdı.

Yeniden buluşma: Gözyaşları ve şarkılarla zamanda yolculuk

Bir televizyon haberinden kıtalararası bir iyiliğe, oradan da 27 yıl sonra gerçekleşen buluşmaya uzanan yaklaşık 30 yıllık  bu “yeşil dostluk”, İç Moğolistan’da en dokunaklı anlarından birini yaşadı.

CGTN sunucusu Tian Wei, nesiller boyunca uzanan bu buluşmaya bizzat tanıklık etti. Havaalanındaki ilk karşılaşmanın heyecanı ve gözyaşlarından yol boyunca süren sohbetlere ve şarkılara kadar, hikâyenin tam merkezinde bulunan Tian Wei, kamerası ve kalemiyle bu dostluğun taşıdığı derin duyguları kayda aldı.

Uzun yıllar sonra yeniden bir araya gelen iki eski dost için fazla söze gerek yoktu; karşılaşmanın kendisi, binlerce kelimeden daha anlamlıydı.

Sözden gerçeğe: Hayal dokunulabilir bir gerçeğe dönüşüyor

Yin Yuzhen ile buluştuğu akşam Sakolsky, Tian Wei’ye verdiği özel röportajda duygularını kontrol etmekte hâlâ zorlanıyordu.

Sakolsky, “Bir zamanlar bütün bunlar hayalimdi. Şimdi nihayet onun elini tutabiliyor, ona sarılabiliyor ve onunla birlikte ağlayabiliyorum.” dedi.

Ona göre, “Hayalinize dokunabildiğiniz anda, o artık gerçeğe dönüşür.”

Dağları ve denizleri aşan bu dostluk, gerçek buluşmanın ardından yeni bir anlam kazandı. Peki iki eski dost, yıllara dayanan ve binlerce kilometreye uzanan bu bağı nasıl değerlendiriyor? İşte onların hayallere, minnettarlığa ve verdikleri sözlere ilişkin anlatımı.

5 bin dolardan 50 bin ağaca, tek bir sözden 27 yıllık kararlılığa uzanan bu hikâyeyi anlatan Sakolsky, 1999 yılında Çin’e ilk geldiğinde Çin hakkındaki bilgisinin henüz “anaokulu seviyesinde” olduğunu, bugün ise “liseye yükseldiğini” esprili bir dille ifade etti. Sakolsky, böylece Çin halkının  söze ve güvene verdiği önemi  anlamaya başladığını söyledi.

Sakolsky, içtenlikle, “Yalnızca ortak noktalarımıza odaklanıp farklılıklarımızı bir kenara bırakabilirsek dünya giderek daha güzel bir yer haline gelebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Çölleşmeyle mücadelede öncü isimlerden Yin Yuzhen ise Sakolsky’nin yıllar önce yaptığı bağışın, en zor günlerinde kendisi için bir “yaşam ışığı” olduğunu söyledi. Yin, 40 yıl boyunca çölde kalarak çölleşmeyle mücadele etmesini ve çalışmalarını sürdürmesini, bu iyiliğe karşılık verme çabası olarak nitelendirdi.

Bu hikâye, Çin kültüründeki “Bir damla iyiliğe pınar gibi karşılık vermek” şeklinde ifade edilen vefa geleneğinin en canlı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

CGTN sunucusu Tian Wei, çöldeki eski evde Sakolsky ve Yin Yuzhen ile röportaj gerçekleştirdi.

Sevda: Dikilen ağaca kendi çocuğu gibi sarılmak

Dostluklarının başladığı topraklara dönüşte en dokunaklı anlardan biri, Sakolsky’nin yıllar önce kendi elleriyle diktiği ağacın önünde yaşandı.

Aradan 27 yıl geçtikten sonra Sakolsky, sonunda ağaca sarıldı ve duygularını, “Diktiğim ağaca sarılmak, kendi çocuğuma sarılmak gibi.” sözleriyle ifade etti.

Onun için bu ağaç yalnızca bir bitki değil; okyanusun ötesinden gönderdiği iyiliğin, sevginin ve özlemin somut bir simgesidir. Ağacı kendi elleriyle dikmiş, büyümesine tanıklık etmişti ve bugün Maowusu Çölü’nde kök salarak Çin topraklarına katkı sağlamasından gurur duyuyor.

“Yin Yuzhen’i ne kadar çok tanırsam, yaptığı her şey için ona o kadar fazla minnet duyuyorum. Gerçek kahraman o.” diyen Sakolsky, Tian Wei’ye verdiği röportajda duygularını dile getirdi.

Bu dostluk artık basit bir bağış ilişkisinin çok ötesine geçmiş, doğaya ve yaşama duyulan ortak sevgiye dönüşmüştür.

Ortak anlayış: Birbirimizi anlıyoruz

Sadece birkaç gün birlikte vakit geçiren Sakolsky ve Yin Yuzhen, aralarında dilin ötesine geçen güçlü bir bağ olduğunu fark etti.

“Birbirimizle konuşmak için dile ihtiyacımız yok. Sadece kalplerimizle iletişim kuruyoruz.” diyen Sakolsky, Tian Wei’ye verdiği röportajda bu güçlü bağı anlattı.

Dilleri farklı olsa da iki eski dostun gönülleri aynı dili konuşuyor. Birbirlerinin içindeki iyiliği çoktan anlamış, doğaya, canlılara ve dünyaya duydukları ortak sevgiyi paylaşıyorlar.

Bakışlarla kurulan bu anlayış, “Diller farklı olsa da gönüller birdir” sözünü bu hikâyenin en romantik ifadesine dönüştürdü.

Çünkü iyiliğin tercümeye ihtiyacı yok.

Dağları ve denizleri aşan bu dostluk, güvenin, vefanın ve umudun en canlı örneklerinden biri olarak tarihe geçti.

Yankı: Kameralardaki ilk niyet, zaman içinde nesilden nesile aktarıldı

27 yıl sonra gerçekleşen bu buluşma yalnızca iki eski dostun yeniden bir araya gelmesi değil, aynı zamanda iki kuşak gazetecinin hikâyeyi devralması anlamına da geliyor.

1999 yılında Yin Yuzhen’in çölleşmeyle mücadelesini ilk kez görüntüleyen CCTV İngilizce kanalının kameramanları Wang Xiaofei ve Li Si'en de bu tarihi buluşmaya katıldı.

27 yıl önce onların hazırladığı haber, Sakolsky’nin Yin Yuzhen’i ilk kez görmesini sağlamış ve böylece bu “yeşil dostluğun” başlangıcına vesile olmuştu.

Aradan geçen yılların ardından Maowusu Çölü’ne yeniden dönen Wang Xiaofei, “O zaman bu haberi yapan ilk merkezi medya kuruluşuyduk.” dedi.

Li Si'en ise 27 yıl önce kum tepelerinin arasındaki kerpiç evin pencerelerine vuran kum fırtınalarını hatırlatarak, “Şimdi her yer çiçeklerle ve bitkilerle dolu. Gerçekten bunu hayal bile edemezdim.” ifadelerini kullandı.

1999 yılında kaderleri değiştiren o haberden, 27 yıl sonra Tian Wei’nin havaalanında eski dostunu karşılamasına; çöldeki eski evde uzun uzun sohbet etmelerine; ağacın altında yaşanan sarılmayı kaydetmesine ve Yin Yuzhen ile yeniden buluşma sırasında dökülen gözyaşlarına kadar CGTN, bu nesiller arası görüntü aktarımıyla iyilik tohumunun yıllar içinde kök salıp filizlenerek sonunda bir ormana dönüşmesinin hikâyesini eksiksiz biçimde kayda aldı.

Nesiller boyunca uzanan bu “yeşil söz”, artık halklar arasındaki dostluğun da ötesine geçmiş durumda.

Maowusu Çölü’nden ortak yuvamız Dünya’ya uzanan bu güven ve kararlılık hikâyesi, çalkantılarla dolu dünyada son derece değerli bir istikrar ve umut kaynağı olarak öne çıkıyor.

CGTN kameralarının 27 yıllık yolculuğu: Bir Amerikalı öğretmenin “yeşil dostluğu”

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.