Medicana Ataköy Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Uzel, soğuk havalarda görülen burun akıntısının her zaman viral bir enfeksiyon belirtisi olmadığını belirterek, bunun solunum yollarını korumaya yönelik doğal bir fizyolojik tepki olabileceğini ifade etti.
Soğuk havaların etkisini göstermesiyle birlikte sık görülen burun akıntısının çoğu zaman yanlışlıkla soğuk algınlığı belirtisi olarak değerlendirildiğini belirten Uzel, soğuk havada burun akıntısının ortaya çıkmasının iki temel fizyolojik nedeni bulunduğunu kaydetti.
Uzel’in verdiği bilgilere göre, akciğerlere ulaşan havanın belirli bir sıcaklık ve nem seviyesinde olması gerekiyor. Soğuk havalarda dışarıdan alınan havanın vücut sıcaklığına ulaştırılması için burun içindeki mukoza daha fazla çalışıyor ve nemlendirme artıyor. Bu fizyolojik adaptasyon sonucunda burun içindeki sıvı miktarı artarak akıntıya dönüşebiliyor.
Burun akıntısının bir diğer nedeni ise yoğuşma etkisi olarak gösteriliyor. Soğuk hava ile vücut sıcaklığı arasındaki fark nedeniyle solunum yollarında su yoğuşması meydana gelebiliyor ve bu durum doğal bir sıvı akışına yol açabiliyor.
Soğuk havalarda ortaya çıkan doğal burun akıntısı ile viral bir hastalık olan soğuk algınlığının sıklıkla karıştırıldığına dikkat çeken Uzel, iki durumun birbirinden ayırt edilmesi gerektiğini söyledi.
Uzel, “Soğuk havaya çıktığımızda burun akıntısı yaşanması, akciğerlerimize giden havayı ısıtma ve nemlendirme işlevinin doğal bir sonucudur. Bu tamamen sağlıklı bir koruma refleksidir. Ancak bu durum, virüslerin yol açtığı soğuk algınlığı (nezle) hastalığı ile karıştırılmamalıdır.” ifadelerini kullandı.
Viral soğuk algınlığında yalnızca burun akıntısının görülmediğini belirten Uzel, boğazda yanma, halsizlik, kırgınlık ve hafif ateş gibi belirtilerin de tabloya eşlik edebildiğini aktardı.
Uzel, iki durum arasındaki farkın bilinmesinin gereksiz ilaç kullanımının önüne geçilmesi açısından önem taşıdığını vurguladı.


Yorum Yazın