Gündem

Mustafa Ergen: Telekom operatörleri yapay zekanın güvenilir dağıtım katmanı olabilir

|
İstanbul – Yapay zeka teknolojilerinin telekomünikasyon da dahil olmak üzere çok çeşitli sektörlerde günlük hizmetlere entegre edilmesi, büyüme ve dönüşüm için yeni fırsatlar yaratıyor. Prof. Dr. Mustafa Ergen’e göre telekom operatörlerinin bu dönüşümde öncü bir rol oynamak için dünyanın en büyük yapay zeka modellerini geliştirmelerine gerek yok.
Mustafa Ergen: Telekom operatörleri yapay zekanın güvenilir dağıtım katmanı olabilir

Operatörlerin önündeki temel fırsat, milyonlarca insanın yapay zekâya eriştiği güvenilir bir kanal haline gelmek. Operatörlerin milyonlarca kullanıcıyla kurduğu ilişkiler, güçlü iletişim altyapıları, dağıtım kabiliyetleri ve yerel ihtiyaçlara yönelik derin bilgi birikimleri onlara önemli bir avantaj sağlıyor. Bu görüş, geniş kullanıcı tabanına, güvenilir marka algısına ve yerel pazar deneyimine sahip şirketlerin yapay zekâyı günlük dijital yaşama entegre etme konusunda avantajlı olduğunu savunan Max Surkiz imzalı, Temmuz 2026 tarihli bir Forbes makalesi ile de örtüşüyor.

“Telekom operatörleri yapay zeka için kilit bir dağıtım katmanı olabilir”

Surkiz ayrıca, önceki teknoloji döngüsünde kullanıcılarla doğrudan ilişki kuran dijital platformlar öne çıkarken, telekom operatörlerinin yalnızca veri taşıyan altyapı sağlayıcılarına dönüşmekten kaçınmaya çalıştığını belirtiyor. Mustafa Ergen, bu bağlamdan hareketle yapay zekâ çağının operatörlere bağlantı hizmetlerinin ötesine geçerek müşteri odaklı dijital ekosistemde öncü bir rol üstlenmeleri için yeni bir fırsat sunduğunu savunuyor.

Ergen, telekomünikasyon sektörünün yapay zeka dönüşümündeki rolünü şu sözlerle anlatıyor:

“Telekom operatörleri, yapay zeka hizmetlerini milyonlarca kullanıcıya güvenli, hızlı ve yerel ihtiyaçlara uygun biçimde ulaştırmada öncü bir rol üstlenebilir. Müşteri ilişkileri, dağıtım kabiliyetleri, yerel pazar bilgileri ve oluşturdukları güven, onlara önemli bir başlangıç avantajı sağlıyor. Bu avantajı kalıcı bir rekabet gücüne dönüştürmek için operatörlerin, yerel kullanıcı beklentilerini anlayan ve teknolojiyi hızla ölçeklendirebilen, kendini kanıtlamış yapay zekâ şirketleriyle iş birliği yaparak bugünden harekete geçmeleri gerekiyor.”

Yapay zeka destekli müşteri hizmetleri, ağ optimizasyonu, siber güvenlik, kişiselleştirilmiş içerik ve hizmet önerileri, dijital asistanlar ve yeni nesil süper uygulamalar, Ergen’in telekom şirketleri için öne çıkardığı başlıca kullanım alanları arasında yer alıyor. Dünya genelindeki önde gelen telekom operatörlerinin elde ettiği sonuçlar da bu yapay zekâ kullanım alanlarının ulaştığı ölçeği ortaya koyuyor. Vodafone tarafından açıklanan verilere göre şirketin yapay zekâ asistanları TOBi ve SuperTOBi, Avrupa genelinde ayda yaklaşık 60 milyon müşteri görüşmesini yönetiyor. SuperTOBi, uçtan uca yüzde 70 çözüm oranına ulaşırken önceki yapay zeka aracısına kıyasla NPS’yi sekiz puan artırdı.

Yerel yapay zeka asistanları telekom sektöründeki yeni rekabet alanı olacak

Ergen, telekom operatörlerinin yerel dilde hizmet veren yapay zekâ asistanlarını kendi uygulamalarının temel işlevlerinden biri haline getirmeleri gerektiğini savunuyor ve şöyle devam ediyor:

“Yapay zeka; kullanıcılarla doğal bir dille iletişim kuran; abonelikleri yöneten, sorunları çözen, uygun hizmetler öneren ve ihtiyaçları önceden belirleyerek harekete geçebilen bir dijital asistan olarak tasarlanmalı. Bu yaklaşım, kullanıcıların süper uygulama içindeki farklı hizmetlere tek bir asistan üzerinden erişmesini ve günlük işlemlerini kolayca tamamlamasını sağlayabilir.”

Küresel örnekler de bu yaklaşımın ne kadar ilerlediğini gösteriyor. Deutsche Telekom, entegre Perplexity asistanına sahip T Phone 3’ü on Avrupa pazarında piyasaya sürdü. Asistan; takvim kaydı oluşturmaktan e-posta taslağı hazırlamaya, arama yapmaktan yol tarifi sunmaya, restoran rezervasyonundan araç çağırmaya kadar uygulamalar üzerinden çok çeşitli görevleri yerine getirebiliyor.

Güney Kore’de SK Telecom’un kişisel yapay zekâ asistanı A.’nın toplam kullanıcı sayısı 11 milyonu aştı. Şirketin yapay zekâ veri merkezi (AIDC) geliri, 2026’nın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 89,3 artarak 131,4 milyar KRW’ye ulaştı. Bu sonuç, söz konusu alandaki kullanıcı talebinin ve ticari potansiyelin ölçeğini gösteren önemli bir veri niteliği taşıyor.

 

Yapay zeka, 6G ile ağın tasarımına yerleşecek

Avrupa’nın 5G haberleşme platformunda kurucu olarak görev yapmış Ergen’e göre yapay zekânın telekomdaki rolü müşteri hizmetleri ve dijital asistanlarla sınırlı kalmayacak; teknoloji, yeni nesil şebekelerin tasarımına da yerleşiyor. Yapay zekanın önceki nesillerde mevcut mimarinin üzerine eklenen bir yetenek olmasının aksine, 6G’nin uluslararası standart çalışmalarında ağlar en baştan “yapay zekâ yerlisi” (AI-native) olarak tasarlanıyor. İlk 6G teknik standartlarının 2028’de tamamlanması, ilk ticari 6G sistemlerinin ise 2030 civarında devreye girmesi bekleniyor.

“5G döneminde yapay zeka, ağa sonradan eklenen bir yetenekti; 6G ise tasarımının merkezinde yapay zekâ bulunan ilk nesil olacak. Kendi kendini optimize eden, arızaları oluşmadan öngören ve enerji tüketimini akıllıca yöneten ağlar, operatörlerin maliyetlerini düşürürken yapay zekâ hizmetlerini taşıyan güvenilir altyapıyı da güçlendirecek. Bu standartların şekillendiği dönemde araştırma, yetenek ve girişim ekosistemiyle sürece bugünden katılan ülkeler, 6G çağında söz sahibi olacak.”

 

“Yapay zeka liderliğini güvenilir entegrasyon belirleyecek”

Ergen, yapay zeka çağında liderliği, teknolojinin günlük hizmetlere ne ölçüde başarıyla entegre edilebildiğinin belirleyeceğine inanıyor. Yerel dil ve kültür bilgisi, veri yönetişimi, güvenlik ve kullanıcı deneyiminin kritik rolünü vurguluyor.

“Yapay zekada kalıcı değer, teknolojinin insanların günlük yaşamlarında kullandıkları hizmetlere doğru ve güvenli biçimde entegre edilmesiyle ortaya çıkacak. Yerel dil ve kültür bilgisi, veri yönetişimi, mevzuata uyum ve kullanıcı deneyimi bu süreçte belirleyici olacak. Telekom şirketleri, bu unsurları bir araya getiren güçlü ekosistemler oluşturarak yeni dijital ekonominin yönünü şekillendiren kilit oyuncular haline gelebilir.”

Mustafa Ergen ayrıca iş birliği modelinin, operatörlerin yapay zekâ alanındaki başarısında ve güçlü bir ulusal yapay zekâ ekosistemi oluşturulmasında belirleyici bir rol oynayacağını vurguluyor.

 

“Fırsat penceresi zamanında değerlendirilmeli”

Mustafa Ergen, mevcut avantajların doğru stratejiler ve yatırımlarla desteklenmesi gerektiğini de sözlerine ekliyor:

“Telekom operatörlerinin mevcut dağıtım gücü ve müşteri ilişkileri, yapay zekâ çağında stratejik varlıklara dönüşebilir. Bu fırsatın değerlendirilmesi; doğru kullanım alanlarının belirlenmesine, güvenilir teknoloji iş birliklerinin kurulmasına ve kullanıcıya somut değer sunan hizmetlerin hızla pazara ulaştırılmasına bağlı olacak. Önümüzdeki dönem, operatörlerin gelişmekte olan dijital ekosistemde üstlenecekleri rolün belirlenmesi açısından kritik önem taşıyacak.”

 

Süper uygulamalar pazarının 2033’te 1 trilyon dolara yaklaşması bekleniyor

ABD merkezli pazar araştırma ve danışmanlık şirketi Grand View Research’ün “Super Apps Market” raporuna göre küresel süper uygulamalar pazarının 2025’teki 121,10 milyar dolarlık büyüklüğünden 2033 yılında 968,77 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Pazarın 2026–2033 yılları arasında yıllık bileşik yüzde 30,1 büyüme kaydetmesi öngörülüyor.

Mustafa Ergen, bu büyümenin telekomünikasyon sektörü açısından ne anlama gelebileceğini şöyle anlatıyor:

“Telekom operatörleri, geniş müşteri tabanları, mobil altyapıları ve dijital hizmet deneyimleriyle süper uygulama ekonomisinde güçlü bir konum elde edebilir. Yapay zeka destekli kişiselleştirme, farklı hizmetleri bütünleşik bir kullanıcı deneyimi içinde bir araya getirerek operatörlerin müşteri sadakatini güçlendirmesine ve yeni hizmet alanları geliştirmesine imkan sağlayabilir.”

 

“Türkiye bölgesel bir yapay zeka merkezi olabilir”

Mustafa Ergen, Türkiye’nin geniş mobil kullanıcı tabanına, güçlü telekomünikasyon altyapısına ve büyüyen teknoloji ekosistemine dikkat çekerek ülkenin yapay zeka destekli yeni nesil hizmetlerin geliştirilmesinde önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtiyor.

Türkiye’nin 2026–2030 Yapay Zeka Eylem Planı; ulusal yapay zeka altyapısının güçlendirilmesi, yerli teknolojilerin geliştirilmesi, yeteneklere yatırım yapılması ve güvenilir bir yapay zekâ ekosisteminin oluşturulması için kapsamlı bir yol haritası ortaya koyuyor.

Ergen, telekomünikasyon sektörünün bu hedeflere nasıl katkı sağlayabileceğini şöyle açıklıyor:

“Türkiye’nin güçlü telekomünikasyon altyapısını, teknoloji girişimciliği kapasitesini ve yapay zeka uzmanlığını ortak bir ekosistem yaklaşımıyla bir araya getirmek büyük önem taşıyor. Yerel kullanıcı ihtiyaçlarını anlayan, veri güvenliğini ve mevzuata uyumu önceliklendiren iş birlikleri, yapay zekâ teknolojilerinin Türkiye’de daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayabilir. Bu yaklaşım, ülkenin yeni çözümlerin geliştirilmesinde bölgesel bir merkez haline gelmesine de katkıda bulunabilir.”

 

Mustafa Ergen hakkında

Prof. Dr. Mustafa Ergen, Silikon Vadisi’nde kurduğu ve daha sonra Tellabs tarafından satın alınan 4G haberleşme teknolojileri şirketi WiChorus’un kurucusudur. Türkiye’ye dönüşünde Türk Telekom’da baş teknoloji danışmanlığı yaptı; yerli ve milli baz istasyonu firması ULAK’ın kurulmasına öncülük etti. Kurduğu Ambeent ile en iyi Wi-Fi teknolojisi ödülünü 2022 ve 2023’te Türkiye’ye kazandırdı; yapay zeka, pil ve çip teknolojileri alanlarında girişimleri bulunuyor. 2017’den bu yana İstanbul Teknik Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapıyor; Sabancı Üniversitesi’nde kurucu Chief Innovation Officer ve rektör baş danışmanı olarak görev aldı. Elliden fazla patenti ve beş kitabı bulunuyor; Stanford Üniversitesi’nin dünyada en etkili yüzde 2’lik bilim insanları listesinde yer alıyor.

Ergen, ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği’nden 2000 yılında üniversite birincisi olarak mezun oldu; yüksek lisans ve doktorasını 2004’te Kaliforniya Berkeley Üniversitesi’nde Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri alanında tamamladı. Aynı üniversitenin uluslararası ilişkiler bölümünde ikinci bir yüksek lisans yaptı ve Haas İşletme Okulu’nda teknoloji yönetimi programını tamamladı.

Mustafa Ergen: Telekom operatörleri yapay zekanın güvenilir dağıtım katmanı olabilir

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.