Halk Yatırım’ın 23 Ekim tarihli piyasa değerlendirmesinde, ABD piyasalarının teknoloji şirketlerinin bilançolarının yapay zeka yatırımlarının geri dönüşü ve finansmanına ilişkin endişeleri gidermekte yetersiz kalması ve jeopolitik gerilimin petrol fiyatlarını yükseltmesi nedeniyle düşüş kaydettiği belirtildi. Satışların özellikle büyük teknoloji ve yarı iletken şirketlerinde yoğunlaştığı aktarıldı.
Philadelphia Yarı İletken Endeksi’nin (SOX) yüzde 6,3 gerileyerek haziran sonundan bu yana en sert günlük kaybına yöneldiği kaydedildi. Buna karşılık S&P 500 Eşit Ağırlıklı Endeksi’nin yüzde 0,2 yükselmesinin, sağlık, temel tüketim ve kamu hizmetleri gibi daha defansif sektörlere ve güçlü bilanço açıklayan şirketlere yönelimi ortaya koyduğu ifade edildi.
Procter & Gamble’ın beklentileri aşan sonuçlarının ardından yüzde 6, Lockheed Martin’in yıllık satış ve kar tahminlerini yukarı yönlü revize etmesiyle yüzde 6,1 yükseldiği belirtildi. Blackstone yüzde 6,6, Spotify ise dördüncü çeyreğe yönelik güçlü kar tahminiyle yüzde 10,7 değer kazandı.
Teknoloji sektöründeki satışların şirketler bazında farklı nedenlerden kaynaklandığı değerlendirmesine yer verildi. Meta’nın gelir ve ileriye dönük tahminlerinin beklentileri aşmasına rağmen artan yapay zeka harcamalarının dış finansman ihtiyacını artırabileceği endişesiyle yüzde 7’nin üzerinde gerilediği aktarıldı. Şirketin kredi risk göstergesinin rekor seviyeye çıkmasının da söz konusu kaygıları güçlendirdiği ifade edildi.
CoreWeave hisselerinin yüzde 9’un üzerinde düştüğü, Nvidia Üst Yöneticisi Jensen Huang’ın neocloud şirketlerine yönelik talebin güçlü olduğunu ancak sermaye kıtlığının büyümeyi sınırladığını belirtmesinin yapay zeka altyapısının finansmanına ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdığı kaydedildi. Tesla hisselerinin yatırım harcaması planını aşağı çekmesi ve yüksek faaliyet giderlerinin yapay zeka, robotik ve otonom sürüş yatırımlarının maliyetini öne çıkarmasıyla yüzde 2’nin üzerinde gerilediği belirtildi. Lam Research’ün ileriye dönük kar öngörüsünün beklentilerin altında kalmasının çip ekipmanı şirketlerindeki satışları derinleştirdiği, Apple’ın ise pozitif ayrıştığı ifade edildi.
Halk Yatırım’ın değerlendirmesinde, piyasa fiyatlamalarında yapay zeka yatırımlarına yönelik talebin yanı sıra yüksek harcamaların finansman yükünün ve yatırımların gelir ile nakit akışına dönüşme hızının öne çıktığı belirtildi.
Jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki etkisine de dikkat çekildi. ABD’nin Suudi Arabistan’daki bazı diplomatlar ile ailelerinin ülkeden ayrılmasını istemesi, Saudi Aramco tesislerine yönelik saldırılar ve ABD ile İsrail’in 3 Kasım’daki ara seçimlerin ardından İran’a yönelik yeni saldırılar planladığına ilişkin haberlerin Brent petrol fiyatını yükselttiği aktarıldı. Brent petrolün yüzde 3,92 artışla varil başına 113 doların üzerine çıktığı belirtildi. ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD’nin İran ile müzakere yürütmediğini ve yakında bir şeyler olacağını söylemesinin de çatışmanın genişleyebileceğine ilişkin endişeleri artırdığı kaydedildi.
Tahvil piyasalarında artan jeopolitik riskler ve güvenli liman talebiyle ABD’nin 2 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,66’ya, 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,98’e, 30 yıllık tahvil faizinin ise yüzde 5,30’a gerilediği belirtildi. Piyasa fiyatlamalarında ABD Merkez Bankasının (Fed) ocak ve nisan aylarında sıkılaştırma döngüsünü sürdürmesinin öngörüldüğü aktarıldı.
ABD’de S&P 500 endeksi yüzde 1,19 düşüşle 7.664,99 puandan kapanırken, Dow Jones endeksi yatay seyirle 52.866,85 puana geriledi. Nasdaq endeksi yüzde 2,6 düşüşle 26.008,86 puandan günü tamamladı. VIX oynaklık endeksi ise 2,21 puan artarak 18,89 seviyesine yükseldi.
Asya piyasalarında da yapay zeka yatırımlarının finansman ihtiyacına yönelik kaygıların teknoloji hisselerindeki satışları artırmasıyla negatif görünüm izlendi. MSCI Asya Pasifik Japonya hariç endeksi yüzde 0,3 düşerken haftalık kaybı yüzde 2,7’ye ulaştı. Nikkei yüzde 1,3, Kospi yüzde 1,7 geriledi. Shanghai Bileşik Endeksi yüzde 1,2, CSI 300 Endeksi ise yüzde 1,1 düşüş kaydetti. CSI 300’ün Temmuz 2025’ten bu yana en düşük seviyesine indiği ve haziran sonundaki zirvesinin yaklaşık yüzde 20 altında kaldığı belirtildi.
Halk Yatırım, yapay zeka balonunun patlamasının veri merkezi yatırımlarını sekteye uğratabileceği ve ABD ekonomisini olumsuz etkileyebileceği endişelerinin Fed’in aralık ayında faiz artıracağı yönündeki beklentiyi zayıflattığını aktardı. Hisse piyasalarındaki satışların güvenli varlıklara talebi güçlendirmesiyle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5’in altına, 2 yıllık tahvil faizinin ise yüzde 4,66 civarına gerilediği ifade edildi.
Suudi Arabistan’daki Husi saldırılarının enerji arzına ilişkin riskleri artırmasıyla Brent petrolün yüzde 0,43 yükselerek varil başına 114 dolarla beş ayın zirvesine çıktığı kaydedildi. Döviz piyasasında güvenli liman talebinin Japon yenini ve İsviçre frangını desteklediği, dolar/yen paritesinin 156,44’e, dolar/İsviçre frangı paritesinin ise 0,8196’ya gerilediği belirtildi. Altının ons fiyatının ise 4.022 dolar civarında yatay seyrettiği aktarıldı.
Bugün ABD’de ekim ayına ilişkin öncü imalat ve hizmet Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri takip edilecek. Halk Yatırım, imalat PMI verisinin aylık bazda 0,4 puan düşüşle 55,5’e, hizmet PMI verisinin ise 0,8 puan düşüşle 58’e gerilemesinin beklendiğini bildirdi. Euro Bölgesi’nde de PMI verileri ile Avrupa Merkez Bankasının (AMB) bir ve üç yıllık enflasyon beklentilerinin izleneceği belirtildi. Ekim ayı imalat PMI verisinin 0,1 puan düşüşle 52,8’e, hizmet PMI verisinin 0,5 puan düşüşle 52,5’e gerilemesi bekleniyor. AMB’nin bir ve üç yıllık enflasyon beklentilerinin ise sırasıyla yüzde 3,1 ve yüzde 2,9 seviyelerinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor.
Gelecek hafta pazartesi günü ABD’de Chicago Ulusal Aktivite Endeksi ve Dallas Fed imalat endeksi verileri takip edilecek. Halk Yatırım’ın aktardığı önceki verilere göre Chicago Ulusal Aktivite Endeksi ağustos ayında 0,12 puan düşüşle eksi 0,04’e gerilemişti. Dallas Fed imalat aktivitesi endeksi ise eylül ayında 1,8 puan düşüşle 9,8 seviyesinde gerçekleşmişti.
Yurt içi piyasalarda BIST 100 endeksi güne yüzde 0,32 düşüşle 11.540,61 puandan başladı. Gün içinde 11.598,05 ile 11.507,42 puan aralığında hareket eden endeks, 11.504,2 seviyesinde tutunmaya çalışsa da düşüş eğilimini sürdürdü. Endeks günü yüzde 3,08 kayıpla 11.220,37 puandan tamamladı. Bankacılık endeksi yüzde 3,62, sanayi endeksi yüzde 3,12 geriledi. BIST 100’de işlem hacmi 111,50 milyar TL oldu.
Halk Yatırım, petrol fiyatlarındaki belirgin yükseliş eğilimi nedeniyle BIST 100 endeksinin güne satıcılı başlamasını beklediğini bildirdi. Yurt içinde günün veri akışının sakin olacağı, gelecek hafta ise işsizlik, dış denge, yabancı turist girişleri ve ekonomik güven endeksi verilerinin takip edileceği belirtildi.
Ağustos ayında işsizlik oranı yüzde 7,8, dış ticaret dengesi verisi 5,24 milyar dolar açık olarak gerçekleşmişti. Ekonomik güven endeksi eylül ayında aylık bazda 0,7 puan artarak 101,3’e yükselirken, yabancı turist girişleri ağustos ayında yıllık bazda yüzde 0,03 düşüş kaydetmişti.
Halk Yatırım’ın piyasa verilerine göre BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 7,04 düşüş kaydetti. Bankacılık endeksinde günlük kayıp yüzde 3,62, sanayi endeksinde yüzde 3,12 oldu. BIST 100’de işlem hacmi 111,5 milyar TL olarak gerçekleşirken, üç aylık ortalama hacim 168,4 milyar TL seviyesinde bulunuyor.
Tahvil ve döviz piyasalarında küresel veri gündeminin zayıf olduğu günde karışık seyir izlendi. ABD’nin 10 yıllık gösterge tahvil faizi 14 baz puan düşüşle yüzde 5,01’e, Almanya’nın 10 yıllık gösterge tahvil faizi 7 baz puan gerileyerek yüzde 3,35’e indi. Türkiye’nin 5 yıllık dolar cinsi kredi risk primi (CDS) 257 baz puan seviyesinde işlem görürken, Kasım 2036 vadeli 10 yıllık Eurobond faizi 4 baz puan düşüşle yüzde 7,69 oldu.
Döviz piyasasında majör para birimlerinin çoğu ABD doları karşısında değer kaybetti. Dolar endeksi 101,851’e yükselirken, euro/dolar paritesi 1,1201’e geriledi. Dolar/TL spot kuru 49,62 seviyesinde işlem gördü.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini beklentilere paralel olarak 100 baz puan indirerek yüzde 37’den yüzde 36’ya çekti. Karar metninde enflasyonun ana eğiliminin gerilediği ve iç talebin zayıf seyrettiği belirtilirken, jeopolitik gerilimler ile yüksek enerji fiyatlarının risk oluşturmaya devam ettiği vurgulandı. TCMB, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı ve ihtiyatlı para politikası duruşunun sürdürüleceğini ve dezenflasyon sürecinin destekleneceğini bildirdi.
Kararın ardından tahvil piyasasında karışık seyir izlendi. İki yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi 13 baz puan artışla yüzde 39,62’ye yükselirken, 10 yıllık gösterge tahvil faizi 3 baz puan düşüşle yüzde 35,52’ye geriledi. Borsa İstanbul Kesin Alım Satım Pazarı’nda işlem hacmi 23 milyar TL’ye ulaştı.
16 Ekim ile biten haftada yurt dışı yerleşiklerin Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) stokunda piyasa ve kur hareketlerinden arındırılmış verilere göre 44,4 milyon dolarlık azalış görüldü. Özel sektör borçlanma aracı stokunda da 6 milyon dolarlık düşüş gerçekleşti. İlgili haftada DİBS stoku 3,6 milyar TL artarak nominal 10,1 trilyon TL’ye ulaşırken, yurt dışı yerleşiklerin DİBS stoku 2,7 milyar TL azalarak 813,3 milyar TL seviyesine geriledi. Böylece yabancıların DİBS stoku içindeki payı yüzde 8,04 oldu.
Yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatlarında parite etkisinden arındırılmış olarak toplam yaklaşık 848 milyon dolarlık azalış kaydedildi. Gerçek kişilerin döviz mevduatları 266 milyon dolar, tüzel kişilerin mevduatları ise 582 milyon dolar geriledi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin düşük borçluluk düzeyi sayesinde küresel ekonomik şoklara karşı avantajlı konumda olduğunu belirtti. Dünya genelinde toplam borcun küresel hasılaya oranının yüzde 300’ü, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 230’u aştığını aktaran Şimşek, Türkiye’de bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının gelişmekte olan ülke ortalamasının yaklaşık yarısı, kamu borcunun GSYH’ye oranının ise yaklaşık üçte biri seviyesinde olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin 2026 yılında milli gelirinin cari kurlarla yaklaşık 1,8 trilyon dolara, satın alma gücü paritesine göre ise 4 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirten Şimşek, düşük borçluluğun büyümenin sürdürülmesi ve olası şoklara karşı politika tepkisi verilmesi açısından alan sağladığını vurguladı.
TCMB verilerine göre finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyonu açığı ağustos ayında 213 milyar dolarla rekor seviyeye çıktı. Varlıklar aylık 3,6 milyar dolar artarken yükümlülüklerin 5,5 milyar dolar yükselmesiyle net açık temmuz ayına göre yaklaşık 1,9 milyar dolar genişledi. Artışta özellikle yurt içinden sağlanan nakdi krediler, türev yükümlülükler ve yurt dışı krediler etkili olurken ithalat borçları geriledi.
TCMB’nin 16 Ekim haftasına ilişkin menkul kıymet istatistiklerinde, yabancı yatırımcıların hisselerde satışlarını sürdürdüğü ve tahvil tarafında da bir haftalık aranın ardından yeniden satışa geçtiği görüldü. Yurt dışı yerleşikler 9 Ekim haftasında 248,2 milyon dolarlık hisse satışı yaptıktan sonra 16 Ekim haftasında da 88,8 milyon dolarlık hisse sattı. Böylece hisse satışları üçüncü haftaya taşındı.
Tahvil tarafında ise 9 Ekim haftasındaki 446 milyon dolarlık net alımın ardından 16 Ekim haftasında 60 milyon dolarlık çıkış gerçekleşti.
TCMB, ekim toplantısında politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37’den yüzde 36’ya çekti. Böylece ocak ayından bu yana ilk faiz indirimi yapıldı. Gecelik borç verme faizi yüzde 40’tan yüzde 39’a, borçlanma faizi ise yüzde 35,5’ten yüzde 34,5’e indirildi.
Banka, son enflasyon verileri ve öncü göstergelerin enflasyonun ana eğilimindeki gerilemeyi teyit ettiğini, iç talebin zayıf seyrini sürdürdüğünü belirtti. Yüksek enerji fiyatlarının enflasyon açısından yukarı yönlü risk oluşturmaya devam ettiği vurgulanırken, sonraki faiz adımlarının büyüklüğü ve zamanlamasının toplantı bazında, ihtiyatlı biçimde ve enflasyon görünümüne bağlı olarak belirleneceği ifade edildi. Belirgin ve kalıcı bir bozulma halinde yeniden sıkılaşmaya gidilebileceği bildirildi.
Yabancı bankalar, TCMB’nin politika faizini yüzde 36’ya indirmesini beklentilerle uyumlu buldu. ING, HSBC, Citi ve Barclays yıl sonunda politika faizinin yüzde 35’e gerilemesini bekliyor. 2027 sonu için HSBC’nin tahmini yüzde 21, Barclays’in tahmini ise yüzde 30 seviyesinde bulunuyor.
Kurumlar, eylül enflasyonundaki iyileşme ve iç talepteki zayıflamanın faiz indirimi için alan açtığını belirtirken, yüksek petrol fiyatları ve jeopolitik risklerin dezenflasyon süreci açısından yukarı yönlü risk oluşturmaya devam ettiğine dikkat çekti. Barclays, TCMB’nin karar metnine politika adımlarının büyüklüğü ve zamanlamasına ilişkin ifadeyi eklemesini, ilerleyen dönemde indirim hızının artırılabileceğine yönelik bir sinyal olarak değerlendirdi. Banka ayrıca Türk lirasının aylık değer kaybı ile mevduat getirilerinin cazibesi arasındaki dengenin 2027’de daha kritik hale gelebileceğini belirtti.
TCMB verilerine göre 16 Ekim haftasında döviz mevduatları parite etkisinden arındırılmış olarak 848 milyon dolar düştü. Bir önceki hafta mevduatlar 324 milyon dolar artmıştı. Gerçek kişilerin döviz mevduatları 266 milyon dolar, tüzel kişilerin mevduatları ise 582 milyon dolar azaldı.
Yurt dışı piyasalarda Filipinler Merkez Bankası, yükselen enflasyon ve rekor düşük seviyelere gerileyen Filipin pesosunu desteklemek amacıyla politika faizini 50 baz puan artırarak yüzde 5,50’ye çıkardı. Bloomberg anketine katılan 25 ekonomistten yalnızca biri bu büyüklükte artış beklerken, diğerleri 25 baz puanlık artış öngörmüştü. Böylece banka, İran savaşının başladığı yıl başından bu yana faizleri toplam 125 baz puan artırmış oldu. Eylül ayında enflasyonun yıllık yüzde 7,2’ye yükselmesi ve 2027 boyunca yüksek kalmasının beklenmesi, daha güçlü sıkılaşmada belirleyici oldu.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Rızayi, ABD ile gerginliğin devam etmesi halinde enerji piyasalarının üç yıl boyunca istikrara kavuşmayacağı değerlendirmesinde bulundu.
Norveç’in 2,3 trilyon dolarlık devlet varlık fonu, üçüncü çeyrekte sabit getirili yatırımlardaki kayıpların etkisiyle yüzde 0,5 değer kaybetti. Hisse senedi yatırımları yüzde 0,5 getiri sağlarken sabit getirili portföy yüzde 3,5 zarar yazdı. Gayrimenkulde yüzde 0,4, yenilenebilir enerji altyapısında ise yüzde 7,5 getiri elde edildi. Fonun toplam getirisi referans endeksin 0,18 puan altında kalırken, artan faizler özellikle tahvil ve faiz hassasiyeti yüksek sektörleri olumsuz etkiledi. Enerji hisseleri ise en güçlü performansı gösterdi.
Suudi Aramco’nun, Dhahran’daki genel merkezinde alarm verilmesinin ardından binayı tahliye ettiği ve çalışanlarından evden çalışmalarını istediği bildirildi.
Şirket haberlerinde Turkcell’in İstanbul Finans Merkezi’nde bulunan iki taşınmazın satın alınmasına karar verdiği aktarıldı. Buna göre şirket, TVF İFM Gayrimenkul İnşaat ve Yönetim A.Ş.’ye ait Finanskent Mahallesi, 3328 ada, 2 parsel, B Blok’taki taşınmazı KDV hariç 6 milyar 983 milyon 204 bin 159 TL bedelle satın alacak. Aynı konumdaki A Blok taşınmazının ise bağlı ortaklığı Turkcell Teknoloji Araştırma ve Geliştirme A.Ş. tarafından KDV hariç 9 milyar 528 milyon 495 bin 841 TL bedelle alınmasına karar verildi.
Smartiks Yazılım ile CarrefourSA Carrefour Sabancı Ticaret Merkezi A.Ş. arasındaki Bilgi Teknolojileri Destek Hizmet sözleşmesinin ek protokolü devreye alındı. Sözleşme, KDV hariç 28 milyon TL bedelle 31 Aralık 2026’ya kadar uzatıldı.
Ereğli Demir Çelik’in 2026 yılının üçüncü çeyreğinde cirosu yıllık yüzde 3,8 artarak 71,29 milyar TL’ye ulaştı ve piyasa beklentilerine paralel gerçekleşti. Brüt kardaki yüzde 30,1’lik artışın desteğiyle faiz, amortisman ve vergi öncesi kar (FAVÖK) yıllık yüzde 29,8 yükselerek 7,98 milyar TL oldu ancak piyasa beklentisinin hafif altında kaldı. FAVÖK marjı 2,2 puan artışla yüzde 11,2’ye çıktı. Operasyonel karlılıktaki artış, net finansal giderlerdeki gerileme ve net parasal pozisyon kazancındaki yükselişle net kar yüzde 161,7 artarak 2,21 milyar TL’ye ulaştı. Net kar piyasa beklentisinin yüzde 14,9 üzerinde gerçekleşti.
Türk Altın İşletmeleri, pay geri alım programı kapsamında 22 Ekim 2026 tarihinde ortalama 38,44 TL fiyattan 3,51 milyon adet pay geri aldığını açıkladı. Son işlemle birlikte geri alınan payların sermayeye oranı yüzde 5’e ulaştı.
Halk Yatırım’ın değerleme göstergelerinde BIST 100’ün cari fiyat/kazanç (F/K) çarpanı 8,89x olarak yer aldı. Bu seviye, son üç aylık ortalama çarpana yüzde 20, son bir yıllık ortalama çarpana ise yüzde 30,2 uzaklıkta bulunuyor. Bankacılık endeksinin cari piyasa değeri/defter değeri (PD/DD) çarpanı 1,04x olarak hesaplanırken, son üç aylık ortalamaya yüzde 1, son bir yıllık ortalamaya yüzde 15,8 mesafede olduğu belirtildi. Sanayi endeksinin cari F/K çarpanı 12,26x olarak kaydedildi; bu değer son üç aylık ortalamaya yüzde 25, son bir yıllık ortalamaya yüzde 46 uzaklıkta bulunuyor.
BIST 100 ile gelişmekte olan ülke piyasaları arasındaki normalize edilmiş fark eksi 58,93 seviyesinde yer aldı. Halk Yatırım’ın değerlendirmesinde, söz konusu farkın son üç aylık ortalama seviyesine 25,1 puan, son bir yıllık ortalama seviyesine ise 33,5 puan uzaklıkta olduğu belirtildi.
Halk Yatırım’ın 23 Ekim tarihli veri takviminde Japonya’nın eylül ayı ulusal tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 2,1, gıda dışı TÜFE ise yüzde 2,1 olarak öngörüldü. Japonya’da ekim ayı öncü imalat PMI verisinin önceki 54,1, hizmet PMI verisinin ise önceki 51,3 seviyesiyle karşılaştırılması bekleniyor.
Euro Bölgesi’nde ekim ayı öncü imalat PMI verisi için beklenti 53, hizmet PMI verisi için de 53 olarak yer aldı. Avrupa Merkez Bankasının eylül ayına ilişkin bir yıllık enflasyon beklentisi önceki yüzde 3,0, üç yıllık enflasyon beklentisi ise yüzde 2,9 olarak kaydedildi.
ABD’de ekim ayı öncü imalat PMI verisinin 55,5, hizmet PMI verisinin 57,9 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Michigan Üniversitesi ekim ayı nihai tüketici güven endeksi beklentisi 46,3 olarak açıklanırken, bir yıllık enflasyon beklentisinin yüzde 4,7, beş ila on yıllık enflasyon beklentisinin ise yüzde 3,5 seviyesinde bulunması öngörülüyor.


Yorum Yazın