Haftanın en kritik gündem maddesi, Doha’da gerçekleştirilecek ABD-İran mutabakat zaptı görüşmeleri oldu. ABD Başkanı, görüşmelerin önemli sonuçlar doğurabileceğini ancak piyasalara sınırlı etki yapabileceğini belirtirken, diplomatik temasların sürmesinin dahi piyasalar tarafından “gevşeme sinyali” olarak algılandığı değerlendiriliyor.
İran tarafı ise dondurulmuş varlıkların çözülmesi için teknik ekip gönderme kararı alırken, müzakerelerin başlaması için bazı maddelerin önce uygulanmasını şart koşuyor. Umman’ın Hürmüz Boğazı’nda ücretlendirme fikrine mesafeli duruşu ise bölgedeki ticari akışın istikrarına yönelik beklentileri destekliyor.
Gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatlarında aşağı yönlü bir eğilim gözlendi. Brent petrol 73,49 dolar, WTI ise 70,09 dolar seviyelerinde işlem görüyor. Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin toparlanma sinyalleri vermesi ve diplomatik temasların artması, risk primini sınırlıyor.
Değerli metaller cephesinde ise sert satış baskısı dikkat çekiyor. Güçlenen dolar, yüksek faiz beklentileri ve enflasyon görünümü altını baskılarken, ons altın ay içinde yaklaşık yüzde 12,7 değer kaybederek son yılların en zayıf performanslarından birine yöneldi.
Piyasa fiyatlamalarında ABD Merkez Bankası’nın (Federal Reserve) faiz artırımı ihtimalinin yükselmesi etkili olurken, yatırımcılar istihdam verilerine odaklanmış durumda.
Irak devlet petrol şirketi SOMO’nun Basra petrolü için yaptığı sert fiyat indirimleri, Asya ve Avrupa pazarında rekabeti artırmayı hedefliyor. İndirimlerin, tanker bulunabilirliğindeki sıkışıklık ve zayıf talep nedeniyle alındığı belirtiliyor.
ABD Yüksek Mahkemesi’nin Federal Reserve Yönetim Kurulu üyesi Lisa Cook’un görevden alınmasını durdurması, merkez bankası bağımsızlığı açısından kritik bir karar olarak değerlendirildi. Karar, Fed’in siyasi müdahalelere karşı kurumsal yapısını güçlendiren bir emsal niteliği taşıyor.
European Central Bank Başkanı Christine Lagarde, Avrupa ekonomisinin dış şoklara karşı daha dayanıklı hale geldiğini belirtirken, bölgenin enerji dengelerine ilişkin risklerin sürdüğünü vurguladı.
Öte yandan Avrupa’da doğalgaz depolarının doluluk oranlarının son beş yılın en düşük seviyelerinde olduğu bildirildi.Japon yeni, dolar karşısında 162 seviyelerine gerileyerek 1986’dan bu yana en düşük seviyesine indi. Yetkililer, aşırı oynaklığa karşı müdahale seçeneklerinin masada olduğunu açıkladı.
Yurt içinde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (Central Bank of the Republic of Türkiye) toplam rezervlerinin yaklaşık 8,2 milyar dolar düşüşle 149 milyar dolara gerilediği hesaplandı. Rezervlerde son haftalarda görülen aşağı yönlü eğilim dikkat çekiyor.
Piyasalarda jeopolitik risklerin kısmen azalması emtia fiyatlarını baskılarken, merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin beklentiler küresel varlık fiyatlamalarında belirleyici olmaya devam ediyor.


Yorum Yazın