Çin Ticaret Bakanlığı tarafından 5 Ağustos’ta yapılan açıklamada, bakanlık ve ilgili kurumların, ABD Federal İletişim Kurulu (FCC) ile ABD İç Güvenlik Bakanlığı’nın (DHS) Çin’i hedef alan son kısıtlamalarına karşı tedbirler alacağı duyuruldu.
Açıklamada, ABD’nin girişimlerinin iki ülke liderleri arasında varılan mutabakatı ciddi şekilde ihlal ettiği ve Çin’in meşru haklarına zarar verdiği belirtilerek, Çin’in bu nedenle karşı tedbirler almak zorunda kaldığı kaydedildi.
Bakanlığın açıklamasında ayrıca, “Çin, ABD’nin ilgili önlemleri derhal geri çekmesini, yanlış uygulamalara son vermesini ve anlaşmazlıkların istişare yoluyla çözüldüğü doğru yola dönmesini talep etmektedir. ABD, yapıcı ve istikrarlı ilişkilerin korunması için Çin’le birlikte çaba göstermelidir.” denildi.
İki ülke liderlerinin Busan’da gerçekleştirdiği görüşmeden bu yana FCC, Çin’in itirazlarını ve iş dünyasının çağrılarını göz ardı ederek ulusal güvenlik kavramını kötüye kullanıyor ve Çin’e yönelik kısıtlayıcı tedbirleri birçok kez uygulamaya koyuyor. Uzmanlar, bu girişimlerin ABD’de bazı kesimlerin Çin’in kalkınmasına yönelik stratejik kaygılarını yansıttığına dikkat çekti.
Çin, karşılıklı saygı, barış içinde bir arada yaşama ve kazan-kazan ilkesine dayalı iş birliğinin, Çin ile ABD’nin iyi geçinmesi açısından doğru yol olduğunu savunuyor. ABD tarafının defalarca uyguladığı mantıksız baskı ve tek taraflı zorbalık girişimleri karşısında Çin, gerekli karşı önlemleri almak zorunda kalıyor.
Uzmanlar, Çin ile ABD arasındaki yapıcı, stratejik ve istikrarlı ilişkinin sürdürülmesi için iki ülke liderleri arasında varılan önemli mutabakatın etkin şekilde hayata geçirilmesi, iki ülke arasındaki rekabetin doğru şekilde değerlendirilmesi, görüş ayrılıkları ve sürtüşmelerin ise eşitlik ve istişare ilkeleri temelinde çözülmesi gerektiğini vurguladı.
ABD tarafının korumacı önlemler uygulamaya devam etmesine rağmen, veriler Çin ile ABD arasındaki mal ticaretinin toplam hacminin yılın ilk yarısında 2 trilyon yuana ulaştığını ve ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 13,7 arttığını gösteriyor. Verilere göre, şu anda ABD’de 7 binden fazla Çin sermayeli işletme bulunurken, Çin’e yatırım yapan ABD’li işletmelerin sayısı yaklaşık 80 bini buluyor. Çin’in, “15. Beş Yıllık Plan” döneminde yüksek standartlı dışa açılma sürecini ilerletmesinin, başta ABD’li işletmeler olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen işletmelere büyük fırsatlar sunması bekleniyor.
Çin ile ABD arasındaki iş birliğinin her iki tarafa da fayda sağladığı, çatışmanın ise her iki tarafa da zarar verdiği, geçmişteki gelişmelerle defalarca ortaya konuldu. Bu nedenle ABD’ye, Çin’le birlikte iki ülke liderleri arasında varılan önemli mutabakatı hayata geçirme ve dünyaya daha fazla istikrar ile öngörülebilirlik kazandırma çağrısı yapılıyor. ABD’nin yeni kısıtlamalar getirmekte ısrar etmesi hâlinde ise Çin’in meşru haklarını korumak için gerekli karşı önlemleri almaya devam edeceği belirtiliyor.


Yorum Yazın