Trive Yatırım tarafından yayımlanan değerlendirmede, ABD 10 yıllık tahvil faizinin güçlü öncü PMI verileri, zayıf 5 yıllık tahvil ihalesi ve Fed’den gelen ek sıkılaştırma sinyalleriyle yüzde 5,10 seviyesine yerleştiği belirtildi. Gün içinde yüzde 5,125’i test eden 10 yıllık faiz 15 baz puanın üzerinde yükselirken, 2 yıllık tahvil faizi de 13 baz puanın üzerinde artışla yüzde 4,9’un üzerine çıktı.
ABD öncü imalat PMI verisi 53,6 beklentisine karşı 57,0, hizmetler PMI verisi ise 55,8 beklentisine karşı 58,7 olarak açıklanırken, bileşik PMI 56,0’dan 58,4’e yükseldi. 5 yıllık tahvil ihalesi ise yüzde 5,033 faizle sonuçlandı. Trive Yatırım, yükselen faizlerin kamu borcunun yanı sıra konut kredisi ve diğer borçlanma maliyetleri üzerinde baskı oluşturduğunu, 30 yıllık sabit konut kredisi faizinin yüzde 6,97’den yüzde 7,12’ye yükselmesiyle mortgage başvurularının yüzde 1,5 gerilediğini aktardı. Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 3,055’e çıkarak Ağustos 1996’dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Fed Yönetim Kurulu üyesi Michael Barr, enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam ettiğini ve daha fazla faiz artırımının muhtemelen gerekli olacağını ifade etti. Richmond Fed Başkanı Barkin ve Chicago Fed Başkanı Goolsbee’nin arz şoklarının geçiciliğine ilişkin temkinli açıklamalarının da Ekim ayına yönelik faiz artırım beklentilerini desteklediği belirtildi.
Wall Street’te S&P 500 yüzde 0,75 düşüşle 7.706,03 puana, Nasdaq Bileşik yüzde 1,13 kayıpla 26.936,04 puana ve Dow Jones yüzde 0,68 düşüşle 51.511,59 puana geriledi. Vadeli kontratlarda ise S&P 500 yüzde 0,02, Nasdaq 100 yüzde 0,08 artıda işlem gördü. Asya tarafında Nikkei yüzde 0,64 yükselirken, Avustralya yüzde 1,33, Hang Seng yüzde 0,29 ve CSI 300 yüzde 0,79 geriledi.
ABD ile Çin arasındaki ticari ateşkesin 10 Ocak’a kadar uzatılması konusunda anlaşmaya varıldığı belirtilirken, Çin tarafından resmi teyit gelmediği aktarıldı. Uzatmanın tarifelerin daha uzun süre düşük kalmasını ve nadir toprak elementlerinin akışının sürmesini hedeflediği ifade edildi. Nadir toprak elementleri ve çiplere yönelik ihracat kontrolleri ile Tayvan ve İran konularındaki görüş ayrılıklarının ise devam ettiği kaydedildi.
İran ile yürütülen dolaylı görüşmelerde tarafların kamuya açık pozisyonlarında belirgin bir yumuşama görülmediği, İranlı üst düzey bir yetkilinin savaşın sona erdirilmesi konusunda tarafların halen uzak olduğunu söylediği aktarıldı. ABD’nin İran uçuşlarına izin veren ülkelere ikincil yaptırım uygulayacağını açıklaması ve İran’ın bazı komşu ülkelerin havalimanlarına yönelik tehdidi de yeni risk başlıkları arasında gösterildi.
Petrol tarafında ise Brent yüzde 0,52 düşüşle 102,54 dolara, WTI yüzde 0,34 gerilemeyle 91,85 dolara indi. Asya’nın Eylül ham petrol ithalatının günlük 23,96 milyon varile yükselmesinin beklendiği, ancak bu seviyenin savaş öncesi ortalamanın altında kaldığı belirtildi. ABD ham petrol stoklarının yaklaşık 3 milyon varil artması da fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. ABD’de dizelin galon fiyatının 6,52 dolarla rekor seviyeye ulaştığı aktarıldı.
Türkiye tarafında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar’ın, Türkiye’nin ilk küçük modüler reaktörünü 2030’ların ilk yarısında devreye almayı hedeflediklerini açıkladığı belirtildi. Ayrıca 2035’e kadar 13 milyon elektrikli araç ve en az 1,3 milyon şarj istasyonuna ihtiyaç duyulacağı, dağıtım şebekesine 50 milyar dolar, iletim şebekesine ise 30 milyar dolar yatırım yapılması gerektiği ifade edildi.
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi yüzde 0,40 yükselişle 13.251,85 puandan kapanırken, BIST 30 yüzde 0,94, sanayi endeksi yüzde 0,57 ve bankacılık endeksi yüzde 0,10 yükseldi. İşlem hacminin yaklaşık 133 milyar TL seviyesine gerilediği kaydedildi.
Trive Yatırım, gün içerisinde yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın haftalık rezerv verilerinin, ABD’de haftalık işsizlik başvuruları, cari işlemler dengesi ve yeni konut satışlarının takip edileceğini belirtti. Gün boyunca Fed yetkililerinin açıklamalarının izleneceği, akşam saatlerinde gerçekleştirilecek 7 yıllık ABD tahvil ihalesinin de tahvil piyasasındaki baskının kalıcılığı açısından önem taşıdığı aktarıldı.
Değerlendirmede, ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5,10 seviyesine yükselmesiyle küresel faiz baskısının güçlendiği, ABD-Çin ticaret ateşkesinin uzatılmasının olumlu bir zemin oluşturmasına karşın Çin’in resmi teyidinin beklendiği belirtildi. İran görüşmelerinde taraflar arasındaki mesafenin korunduğu, petrol fiyatlarındaki geri çekilmenin ise piyasalara sınırlı rahatlama sağladığı ifade edildi. BIST 100’ün yönünde ABD faizleri, gün içindeki ABD verileri ve 7 yıllık tahvil ihalesinin belirleyici olabileceği kaydedildi.


Yorum Yazın